- Konu Yazar
- #1
Alman lüks ve spor otomobil üreticisi Porsche, efsanevi modeli 911’in sınırlarının ötesine bakan en yeni konsept modeli Mission S'i görücüye çıkardı. Ortadan motorlu bir süper otomobil olarak tasarlanan konsept, markanın gelecekteki tasarım dilinin ön izlemesini sunarken aynı zamanda Porsche ürün gamının kalıcı bir parçası haline gelebilecek tamamen yeni bir süper spor otomobil platformunun temellerini atıyor. Şirket, Mission S'in gövdesinin altında tam olarak nasıl bir mimarinin yattığını henüz ayrıntılandırmış değil. Ancak bu konseptin sıradan bir tasarım çalışmasından çok daha fazlası olduğu ve seri üretim potansiyeli taşıdığı açıkça vurgulanıyor. Karşınızda Porsche Mission S Mission S, tasarım hatlarında Porsche’nin otomotiv tarihine damga vurmuş 911, 959, 917 ve GT1 gibi ikonik yol ve yarış otomobillerinden doğrudan ilham almış. Aracın alçak burnu, torpido formundaki çamurlukları ve yuvarlatılmış ön farları, markanın tanıdık klasik çizgilerini modern bir anlayışla yeniden yorumluyor. Porsche tasarım ekibinin “yüzen hacimler” adını verdiği bu yaklaşım, yüzeylerin ve kaporta parçalarının adeta aracın üzerinde süzülüyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Bu tasarım dili özellikle arka kısımda göze çarpıyor; Porsche GT1 modelinden esinlenen araç içinde araç konsepti, motor bölgesini sarmalayarak gövdeye entegre aktif arka kanat ile tamamlanıyor. Ortadan motorlu yerleşim düzeni konseptin oranlarını belirginleştirirken ön ve arka a ydınlatmaları birbirine bağlayan tek hatlı kesintisiz çizgi tasarımın bütünlüğünü sağlıyor. Motor bölmesinden içeri bakıldığında, efsanevi Porsche 917 modelinden esinlenen fan benzeri soğutma elemanları dikkat çekiyor. Hafif alaşımlı jant tasarımı ise Porsche 928 modeline göndermede bulunulduğunu da belirtelim. Markanın CEO'su Dr. Michael Leiters, Mission S modelindeki temel hedefin aracı "ilk bakışta bir Porsche olarak tanınabilir kılmak" olduğunu belirtmiş. Geliştirme süreci, markanın geniş kapsamlı "Sportwagenschmiede '35" stratejisinin ilk ayağını oluşturuyor. Porsche yöneticisi Tobias Sühlmann, konseptin gelecekteki seri üretim araçlara aktarılması planlanan tasarım yönünü somut olarak gösterdiğininin altını çiziyor. Yani geleceğin süper otomobilleri böyle olacak. Porsche; teknik veriler, performans rakamları, fiyatlandırma veya seri üretim takvimi konularında henüz herhangi bir bilgi vermedi. Söylediği tek şey elektrikli olmayacağı. Mission S’in iç mekânı da dış tasarımı kadar sürücü odaklı bir yaklaşıma sahip. Ön konsolu dokunmatik ekranlarla doldurmak yerine Porsche, sürücüyü deneyimin merkezine koyan minimalist bir düzen tercih etmiş. Kabin mimarisi, 550 Spyder ve 356 gibi markanın erken dönem spor modellerinden izler taşıyor. Konsol boyunca uzanıp kapılara kadar devam eden iki belirgin hat, sürücüyü tamamen sarmalayan bir kokpit ortamı yaratıyor. Direksiyon simidinin hemen arkasında, merkezde analog devir saatinin yer aldığı beşli yuvarlak analog gösterge paneli konumlandırılmış. Dijital ekranlar tamamen ortadan kaldırılmamış; analog enstrümanların arkasına yerleştirilerek üç boyutlu bir derinlik efekti elde edilmiş. Sürüş modlarına bağlı olarak bu göstergelerin konum değiştirebildiği görülüyor. İç mekânda fiziksel butonlar ve anahtarlar ana rolü oynarken, sürüş ve konfor işlevleri için çekme-itme mekanizmalı kumandalar da var.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.

